Mark Zuckerberg’in , David Rockefeller’in torunu olduğunu biliyormuydunuz?

Açıkcası ben bilmiyordum ancak nedense hiç şaşırmadım.

Web’te bu konuyla ilgili Türkçe kaynakları incelemek istedim, ama hiç bir bilgiye denk gelmedim. Ben de İngilizce olan asıl kaynakta verilen bazı isimleri araştırdım ve konunun doğruluğu iyicene içime sindi. Hal böyleyken bende bunu sizlerle paylaşmak istedim.

Facebook’un son zamanlardaki engelleme/yasaklama ve sansürlemelerinden yola çıkarak yaptığım araştırma oldukça ilginç. 

Bir anda ani bir çıkış yaparak bütün piyasayı ve özel hayatlarımızı alt üst eden bu dahi çocuk nasıl oldu da bir anda bu kadar büyük bir başarının baş kahramanı oldu diye hepimiz az çok düşünmüşüzdür Facebook ilk ortaya çıktığında. 

İşte mevzu ile bazı bilinmeyenler:

Mark Zuckerberg denilen adamın büyük babasının 100 yaşını aşmış olan David Rockefeller olduğunu öğrendim. Yani kısaca, bütün The Tri Lateral Commision, The Bilderberg Group, the Chase Manhatten Bankasının sahibi ve Council on Foreign Relations üyesi. Bu adamın biografisini inceleyince, karşımıza NWO’nun, yani New World Order’ın kurucuları çıkıveriyor. 

56. Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı’ndan Kennedy davasına ismi karışmış olan Allen Dulles’a kadar bir çok kişi yer alıyor listede.

Şöyle bir baktığımızda, aslında bu adam hepimizin az çok bildiği ve bu örgütler/kişiler şeytani ( kabal )dediğimiz kişilerin yakını ve akrabası.

Bu arada şöyle enteresan bir durum daha var. ‘’Mark Zuckerberg’’ ismi paravan bir isim ve bu kişinin gerçek adı muhtemelen Jacob Greenberg. Bu paravan ismi biraz incelersek şöyle bir şey çıkıyor karşımıza:

Zuckerberg , ‘Şeker dağı’ anlamına geliyor almancada. Ve bu isim Facebook’un kendi aralarındaki kodu olsa gerek, sonuçta 35.7 Milyar USD edicek devasa bir enformasyon dağı var ellerinde. Bu bana bizim daha çok aşikar olduğumuz ve ülkemizde de sıkça uygulanan ‘Bal tuzağı’ operasyonunu anımsattı. 

Bilmeyenler için Bal tuzağı , kadınların tüm dişiliklerini ortaya sererek, erkekleri nakavt ettikleri bir taktik olarak bilinir. Tarihte de çeşitli örnekleri bulunan bal tuzağının istihbarat adı “yatak operasyonu” olarak ifade edilebilir. 

Amaç enformasyon ve veri  toplamak ve gerektiğinde özel hayata müdehale edebilmektir.

Buradaki ‘Zucker’ bal’dan ( şeker ) tatlı değilse ya nedir?

Gelelim isim değişikliğinin sebebine. Mark Zuckerberg henüz Jacob Greenberg iken, esrar bulundurmak suçundan bazı sorunlar yaşamış ve tutuklanmıştı ,dolayısıyla sabıkası bulunuyordu. Bu iş ailesinin hiç mi hiç işine gelmiyordu elbette.

Sırf bu yüzden ismini değiştirmiş olması mantıklı gözükebilir, ancak son zamanlarda eskiden olduğu gibi Facebook ismimizi takma isimler kullanarak açamıyoruz veya özellikle takma isimli insanların şikayet edilmesi isteniyor. 

Eğer bir takma isim kullanıyor iseniz şikayet edildiğiniz takdirde hesabınız geçici bir süreliğine donduruluyor. 

Sonuç olarak ne ouyor?
Kimliğinizin gerçek isminizle fotokopisini Facebook şirketine gönderiyor ve hesabınızın yeniden açılmasını talep ediyorsunuz. Bu çok hızlı ancak tatsız bir işlem, benim de başıma gelmişti.

Nitekim, herkes yavaş yavaş gerçek isimleriyle mimleniyor. Bu konuya Facebook gibi normalde masum gözüken bir sosyal ağ (sosyal deney aslında) bu kadar hassasiyet gösterirken, ‘kurucusunun’ isminin böyle bir muamma içinde olması düşündürücü değil mi sizce de?
Değil, çünkü aslında Facebook’un CIA ile işbirliği yapan bir banka aracılığıyla 500 milyon dolara kurulduğu gerçeğini göz önünde bulundurursak bu hiçte o kadar tuhaf bir durum değil.

Ah, bu arada şunu da eklemek gerekir ki, şu meşhur Rothschild ailesi Facebook paylaşımlarının %8 ine sahip. Sevgili vazgeçilmez FB’mizin gizli ve gerçek amacı polis iktidarının güçlenmesine katkıda bulunup, dünya devletlerinin çıkarlarına hizmet etmesinden başka bir katkısı pek yok. Yani amcalar dedeler Merkez bankası vasıtasıyla dünyayı sömürürken, yeni nesil genç torun paha biçilmez bir Bilgi Bankası kurmuş vaziyette. Bunların hepside bizden aldıkları infolar, keyifi durumlarımız, resimlerimiz ve tüm paylaşımlarımız gibi birçok isteyerek veya istemeden, belki can sıkıntısından veya sırf meraktan katıldığımız uygulamalar sayesinde oluyor.
İlginçtir ki, bu bilgilerin çoğu 2012’den beri etrafta dönüyor. Şimdi, peki madem bu insanlar böyle güçlere sahip, niçin bu tarz teorileri engellemiyorlar, diyenler olacaktır. Sebep çok basit; komplo teorileri olsun, illuminati hakkında bilgiler olsun veya bu tarz açıklamlar olsun, üzerlerinde ne kadar konuşulursa ve spekülasyon yapılırsa, kendi kendini yalanlar, çürütür ama sessizce var olmaya devam eder. Reklamın kötüsü yoktur. En sonunda insan neye inanacağını şaşırır ve olaylar unutulur gider.
O yüzden kimsenin bu tarz açıklamaları engellemesine gerek yok. Zaten insanlar kendi fikirlerini beyan ettikçe, bu hikaye de saçmasapan bir fikir veya teoriden ibaretmiş gibi gözükecek.

Zaten çok fazla şey paylaşıyoruz, ne onunla, ne de onsuz hayat bir şekilde devam edemiyor madem, madem çoğumuz zaman zaman ”tamam artık Face’den çıkıyorum, çok sıkıldım ya da buralar çok banal” nidaları atarak bu platforma bir dönem boyunca ara versek de dönüp dolaşıp geri geliyoruz kürkçü dükkanı misali.
O zaman daha dikkatli olmamız gerektiğini söylememe gerek yok herhalde, ama özellikle modumuzu, kimlik ve kişilik testleriyle hiç durmadan bizden en ince düşünce ve ruh hallerimize kadar girmemizi isteyen ve bu şekilde verilerini devamlı güncelleyen uygulamalardan uzak durmamız şart.

Emine Altındal

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s