Kod adı: FIRESIGN ( bknz.PROJECT SANGUINE )

İngilizce bir kelime olan “sanguine” Türkçe’de;

Sıfat olarak kullanıldığında; “umutlu, ümitli, iyimser, kanlı, kanlı canlı, kan rengi” anlamına gelmektedir.

Yakın zamanda yapay bir uzaylı istilası senaryosu gündemde. Yaklaşık 20 senedir üzerinde çalışılan ve NASA’nın ”Kara Kitap” projesinin FIRESIGN kod adıyla bilinen senaryosunun amacı, büyük akıl tutulmaları yaratıp korku,panik ve histeri yaratarak dinlerin sorgulanmasını sağlamak. Toplumları sindirerek köleleştirmek ve dünya elitlerinin tek güç haline gelmesini sağlamak. Bu akıl almaz projenin önceki yıllarda uygulanmış örnekleri aşağıda okuyacaksınız.

Dileyen projenin ingilizce versyonunu burdan okuyabilir.

https://www.exopolitics.org/leaked-document-recommends-false-flag-alien-invasion-to-save-clinton-campaign/

Psikotronik Çağ Eski Sovyetler Birliği, Batı dünyasında psikotronik olarak bilinen, enerji biliminde ve psikoenerji teknolojisinde uzun bir programlar tarihine sahipti. Son zamanlara kadar, bu teknolojiyi temellendiren başlangıç çalışmalarının büyük çoğunluğu Batı`da yapıldı ve Sovyetler Birliğ’`ne kaçırıldı.

Yıllarca Batı’nın bilimsel toplumu, Moray, Abrams, Hieronymous, Tesla, Dela Warr, Down ve Reich gibi kişilerin çalışmalarını önemsemeyerek, Sovyetler`e psikotronik silahlardaki durumlarını pekiştirmek için en azından 30 yıllık bir öncelik verdi. Brejnew, 1978 SALT görüşmelerinde, ` insan aklının kavrayabileceğinden daha korkunç ` silahların yasaklanmasını önerdiğinde Başkan Carter`in önerilen şey hakkında bir fikri bile yoktu.

Pandora Projesi

Moskova`daki Amerikan Elçiliği 1960′ dan 1965′ e kadar orada çalışan Amerikalı personel arasında, Amerikan Elçisi`nin daha sonra ölmesini de içeren, çok çeşitli fiziksel ve zihinsel hastalığa neden olan elektromanyetik ve mikrodalganın bir karışımı ile kuşatıldığında, Amerikan yönetimi psikotronik gerçeğine uyandı. Bir zamanlar Savunma Bakanlığı’nın Bilim Danışmanı, şimdi emekli olan, Dr. Stephen Possony bana dedi ki:

Moskova `daki elçinin ve diğer çalışanlardan bir çiftin, lösemi nedeniyle orada ölmesinden sonra orada ne olduğuna çok dikkatle araştırmamız için ani bir emir geldi. Dev bir proje yürürlüğe girdi.

Bu tümüyle PANDORA Projesi olarak bilinen hale geldi ve bu CIA’i, İleri Araştırma Proje Ajansı ( ARPA ) yi, Devlet Departmanı`nı, Donanma`yı ve Ordu`yu da içeren TUMS, MUTS, ve BAZAR Projeleri gibi çok sayida paralel projeyi ihtiva etti. Bunlar yayılan Sovyet mikrodalgalarının hayvanlar ve insanlar üzerindeki etkilerini incelemek için görevlendirildi. Sonradan ` Moskova Sinyaleri ` olarak adlandırılan elektomanyetik sinyaller, Moskova`daki Amerikan Elçiliği`ni her gün hedefledi. Kisa ` S ` ve uzun ` L ` spektromda bu sinyaller bazıları rastgele olan gelişme örnekleri ile karmaşık modülasyona sahipti.

ARPA`nin 20 Aralik 1966 tarihli Çok Gizli notu bu projenin önemini gösteriyor. Tehtidin ne olduğunu belirlemek için Beyaz Saray, Birlesik Devletler Haberalma Heyeti ( USIB ) vasıtasıyla, Devlet Departmanı, CIA ve Savunma Bakanlığı için de bir araştırma çalışmasının yürütülmesi için direktif verdi. Ulusal Programın koordinasyonu ” TUMS ” kod adıyla Devlet Departmanı tarafından yapıldı.

ARPA insan üzerinde düsük seviyeli elektromanyetik radyasyon etkileri bulunan potansiyel tehditlerden birisiyle ilgilenen tüm programın seçilmiş bir kısmında temsil edilmekte ve bunun üzerinde araştırma yürütmektedir. Bu not PANDORA diye adlandirilan bu programdan elde edilen ilk sonuçları özetlemektedir.1976 yilinda Devlet Sekreteri Henry Kissinger Amerika`nin Moskova`daki Elçiligi`ne Moskova Sinyali ile ilgili çalismalarin sonuçlarini özetleyen aşağıdaki telgrafı gönderdi.

Konu: Radrasyon ve Ultra Yüksek Frekans ( UHF ) ve Elektromanyetik Tehlikeler 16 Nisanda AFSA başkanı John Hemenway AFSA`nin yönetim kuruluna aşağıdaki raporu sunmustur.

1960 dan başlayarak Sovyetler Birliği Amerika` nın Moskova Elçilğine aklı kaybettirmeyeceği hesaplanan fakat personel üzerinde psikolojik etkilere neden olan yüksek frekanslı radrasyon huzmesi gönderdi. Sovyetlerin çalışan personelde ( en azindan 1960 a kadar ) başarmayı hesapladığı etkiler, (A) Kırıklık – keyifsizlik, (B) Sinirlilik – alınganlık, (C) Aşırı yorgunluk – bitkinlik hallerini içermektedir.

Bu zamanlarda Sovyetler neden olunan etkilerin geçici olduguna inandılar. Daha sonra bu etkilerin geçici olmadığı doğrulanmıştır. Böyle radrasyona ve Ultra Yüksek Frekanslı / Çok yüksek Frekanslı ( UHF/VHF ) elektromanyetik dalgalara kesinlikle bağlanan şeyler: (A) Katarakt, (B) Kalp atisini etkileyen kan değişmeleri, (C) Habis urlar (D) Dolaşım problemleri, ve (E) Sinir sisteminin sürekli gerginiği. Birçok durumlarda, sonraki etkiler ışın verildikten on yıl veya daha uzun süre sonra aşikar hale gelir.1974 yılında V. P. Kaznacheyev ispat etmiştir ki, ölüm uzak bir mesafeden ultraviyole ışınlar kullanılarak nakledilir.

Aynı yılda, bir Çek mühendis, Robert Pavlita böcekleri uzak bir mesafeden psikotronik cihazlar kullanarak öldürebildiğini gösterdi. Amerikan Haberalma Servisinin raporuna göre Pavlita – güçlü ve kontrol edilemez heyecanlara, hastalık nöbetlerine, felce ve ölüme neden olacak kapasiteye sahip olan biri 320 km. diğeri daha uzun mesafeden etkili olan iki psikotronik silah gelistirdi. O zaman Pavlita`nin psikotronik üreteçlerin yapımı konusunda 30 yilik bir tecrübesi oldugu rapor edildi. Benzer işlerin delilleri Batı`da ortaya çıkmaya devam etti.

1979 yilinda degisim programıyla Prag Üniversitesi`nde çalışan bir Amerikali biyofizikçi fazla bir süre önce dedi ki, ” Benim varmamdan hemen önce bir Doğu Alman yüksek lisans öğrencisi süper iletken dalga klavuzu ( büyük bir hassaslıkla radyodalgalarını hedefleyen ve onları sıraya sokan ve soğutucu bir mahlutla soğutulan bir cihaz) kullanan bir projede çalışırken öldürüldü. Asıl şaşırtıcı olan bundan sonra olandır.

Sovyetler fizik laboratuarının tüm duvarlarını yıktılar, soğutma cihazlarını, dalga klavuzlarını ve diger donanim Çek- SSCB sınırı yakınındaki bir kaleye nakledildi ” .

Biyofizikçi dedi ki, ” Projeye yardim eden diger proföserlerden öğrendiğime göre birkaç ay sonra Sovyet bilim adamları bir kilometre ötedeki bir mesafeden keçileri öldürebilmişler ve keçilerin kafasının görünüş açısına bağlı olarak iki kilometreden fazla bir mesafeden keçilerde yanlış yönlenme ve kapasite düşüklükleri etkilerine neden olmuşlardır “.

Benzer mesnetler şimdi Amerika`da Alaska`da inşa halinde olan Amerikan Savunma Bakanlığı’nın HAARP programına atfedilmektedir.

Psiko – Akustik Projektör

Yaygın olarak bu açıklama mücadele durumları sırasında, düşmanda işitsel psikolojik karışıklıklar ve kısmi sağırlık üretmek için bir sisteme yöneltilir. Esasen yüksek bir yönlendirilmiş huzme farklı güç çeviricilerin birlikteliğinden yayılır ve bir gürültü, şifre veya konuşma vuru sinyaliyle tadil edilir. Buluş değişik biçimleri faydalı kılabilir, bir araca monte edilen hareketli yayıcıları ve tesbit edilmis bir frekansa göre akustik huzmesini tadil etmek için kullanılan vasıtaları içerebilir.

Şuur Degistirme Için Metodlar ve Sistem

Savunma Departmanı değişik projeler ve programlar vasıtasıyla evvelce bu teknolojiyi kazanmıştı. Böyle bir programdan hülasa: ` insan şuurunun durumlarını değiştirmek için bir sistem; katlı dürtülerin, tercihan değişik frekanslara ve dalga şekillerine haiz seslerin eşzamanlı uygulanmasini içerir `demektedir. Bir diğerinden: `Araştırmacılar, hususi beyin dalga ritimleri göstermek ve bu vasıtayla bireyin şuur durumunu değiştirmek için beyni tahrik etmek için bir sistemler çesidini kurdular`.

Sessiz Suuralti Mesajları

`Esir alınan ve firar eden Iraklı askerlerin söylediklerine göre, en fazla harap eden ve en fazla moral bozan programlama, ultra – yüksek – frekanslı, ” Sessiz Sesler ” veya ” Sessiz Şuuraltılar ” olarak bahsedilen şuuralti mesajların yeni ileri teknoloji tipinin bilinen ilk askeri kullanımiydı. İnsan kulağına göre tamamen sessiz olmasına rağmen, Psikolojik Operasyon ( Psy Ops ) psikologları tarafından işitsel programlamanın yanında bulunan bantlara yerleştirilen olumsuz ses mesajları, Iraklı askerlerin şuuraltı zihinleri tarafından açık olarak algılandı ve sessiz mesajlar onların moralini tamamen bozdu. Onlarin zihinlerine sürekli bir korku ve ümitsizlik duygusunu tamamen yerlestirdi.

Konuyla ilgili daha önceleri aktif olan linklerin çoğu yayından kaldırılmış. Yine de ilgilenenler araştırıp bir çok bilgi edinebilir, ancak bu mevzuyla ilgili çok fazla bilinçli yanlış bilgi ve yönlendirme mevcut. Lütfen neyi nasıl araştırdığınıza dikkat ediniz.

Kod adı: FIRESIGN ( bknz.PROJECT SANGUINE )” için 4 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s