ORDO AB CHAO nedir ve hangi durumlarda devreye sokulur 🌪💥

Ordo Ab Chao latince bir deyimdir ve Order Out Of Chaos yani Kaostan çıkan Düzen anlamına gelir. Buradaki ‘’Düzen’’ kelimesi aslında çok farklı anlamlara da çekilebilir çünkü Order yada Ordo kelimesinin birçok anlamı vardır.

Order = Sipariş, Emir, Dernek, Düzen, birliktelik, sistem, disiplin gibi anlamlara da gelebilir.

Tahmin edilebileceği gibi NOVUS ORDO SECLORUM yani Yeni Dünya Düzeni ile bire bir alakalıdır. Ordo Ab Chao, NYO’nun en güçlü silahıdır. O olmadan, Yeni Dünya Düzeni dünya üzerinde bu denli büyük bir güç haline gelemezdi.

Dünyayı yönettiği söylenen İllimunati gibi gizli grupların olmazsa olmazlarından biri olan Ordo Ab Chao, “hedefe ulaşmak için bir kaos ortamı yaratmak ve bunu sürekli körüklemek, beslemek ve de kaosu düzenlemek” diye tanımlanır. Dünya üzerinde bu şekilde çıkarılan sayısız suni kontrol edilebilir kaos olayı vardır.

Ülkemizde ve dünyada bu tarz suni ve kontrol edilebilir kaoslar hep birileri tarafından yaratılıyor.

1. Ve 2. Dünya savaşı da bu yöntemlerle çıkarılmıştır. İşin en ilginç tarafı ise 3. Dünya savaşı, İlluminati’nin yaratıcısı Albert Pike tarafından 15 Ağustos 1871 Yılında planlamıştı.

Albert Pike ve Mazzini arasındaki mektuplaşmaya geçmeden önce, kahramanlarımızı kısaca biraz tanıyalım isterseniz.

Albert Pike:

Albert Pike 29 Aralık 1809’da Boston’da doğdu. Harvard’da calıştı. Amerikan iç savaşı’nda Güneyli Ordu’da Tuğgeneral olarak savastı. Şavastan sonra tutuklandı ve hapse girdi. Hapisten kurtulması bir Freemason olan Başkan Andrew Johnson’un affiyla mümkün oldu. Ertesi gün Beyaz Saray’da birlikteydiler. Bu aftan sonra başkan, İskoç Riti (Masonluğun en eski kolu) tarafindan 4. dereceden 32. dereceye terfi ettirildi.

Bir 33. Derece Mason olarak; eski ve kabul edilmis İskoç Ritinin kurucusu ve babası, Kuzey Amerika Freemasonary’nin büyük komutanı ve Ku Klux Klan’ın “TOP” lideridir. Tüm Satanist Luciferian grupların büyük ustası da olan bu adamın, Lucifer’la bir bilezik vasıtasıyla sürekli iletişim halinde olduğu da söylenir. İlluminati’nin de tepe adamlarından biridir. Yeni Dünya Düzeni’nin fikir babası ve planlayıcısıdır.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Albert_Pike

Giuseppe Mazzini:

Giuseppe Mazzini (d. 22 Haziran 1805, Cenova – ö. 10 Mart 1872, Pisa, İtalya), Yeni İtalya (Giovine Italia) adlı gizli devrimci örgütün (1932) kurucusu ve Risorgimento hareketinin önderi İtalyan vatansever ve devrimci. Uzlaşmaz bir cumhuriyetçi olarak, İtalya’nın birliğinin ve bağımsızlığının sağlanmasının (1861) ardından Savoie hanedanı önderliğinde kurulan meşruti monarşi yönetimine katılmayı reddetmiştir.Mazzini de 33.dereceden masondur ve amacı İtalyan monarşisi ve Papalık konumuna etki etmek olmuştur.Vatikanın için sızmak ve Papa yoluyla dini yönlendirmek diyebiliriz kısaca.

Şimdi gelelim şu enteresan mektubun içeriğine.

Pike Mazziniye 15 Ağustos 1871’de kısaca şunları yazmıştır;

‘’1. Dünya Savaşı, İlluminati’ye Rus Çarlığı’nı yıkarak, bu ülkeyi Ateistik Komünizmin bir kalesi yapmak için gereklidir. Britanya ve Alman İmparatorluğu içindeki örgütümüz bu savaşı tetiklemeli, savaşın sonunda Komünizm kurulmalı ve dinleri zayıflatmak amacıyla diğer hükümetleri yıkmakta kullanılmalıdır…”

Diğer sözlerle; 1. Dünya Savaşı, İlluminati Rus Çarlığı’nı kontrol altına alacak.Rusya bir öcü olarak kullanılarak,illuminatinin ilerki hedefleri için kullanılacak.Buradaki öcü kelimesi kanlı diktatör rejimine gönderme yapmaktadır, Lenin ve Stalin kanlı bir diktatörlük dönemi yaşatmıştır.

(Bu arada Lenin,Stalin ve Karl Marx’ın yahudi asıllı olduklarına dair bir çok idda bulunmaktadır)

Kaynak: http://content.time.com/time/world/article/0,8599,2077413,00.html

2.Dünya Savaşı, Faşistler ve Siyonistler arasındaki farklıklaların kışkırtılmasıyla tetiklenmelidir. Bu savaşın sonunda Faşizm yıkılmalı ve Siyonizm Filistin’de bağımsız bir İsrail Devleti kuracak kadar güçlenmelidir. Enternasyonal Komünizm, savaştan Hristiyan dünyasıyla denge içinde bir güç olarak çıkmalıdır ki ona çıkaracağımız son karışıklıkta ihtiyacimiz olacak…”

Ki öyle olmuştur, Bush ailesinin mali desteğiyle güçlenen Hitler,sözde Yahudi düşmanlığıyla birlikte soykırıma başlamış ve İsrail’in kurulmasına hizmet etmiştir.

Geldik 3. dünya savaşına;Siyonistlerle İslam alemi arasında İlluminati ajanlığının (CIA,FBI) sebep olacağı farklılıkların körüklenmesiyle tetiklenmeli. Yani yine ORDO AB CHAO yöntemi uygulanacak. Bu savaş, öyle bir savaş olmalı ki İslam ve Siyonizm birbirini yiyerek yok etmeli. Bu arada diğer uluslar, fiziki, ahlaki, ruhsal, ekonomik yıkımlara sürüklenerek bölünmeli. Öyle bir sosyal kaos yaratılmalı ki, herkes dinleri kanlı şiddetin temel sebebi olarak görmeli ve insanlar mutlak ateizme yönelmeli. Son olarak Lucifer’in saf ve mutlak doktrininin manifestosuyla Hristiyanlık ve Ateizm de silinmeli…Bu sayede bir taşla 2 kuş vurmuş olunacak.”

Bazı konuşmalarında, ABD’li Yahudi bankacı işadamı David Rockefeller’de bu tarz açıklamalarda bulunmuştu.

Şimdi daha güncel bir konuya, hatta yakın zamanda ülkemizde yaşanan bir olayı hatırlamakta fayda var.

Reina saldırısının tetikçisi, sağ olarak İstanbul’da yakalandı. Saldırıyı Özbekistan vatandaşı Abdulkadir Masharipov gerçekleştirdi. Örgüt olarak da DAİŞ’in yaptığı söyleniyor. Katilin yakalandığı evde Irak asıllı bir erkek ve Afrika’nın çeşitli yerlerinden 3 kadının da bulunduğu açıklandı. Yani saldırıyı planlayan servis, kafaları karıştırmak için bayağı iyi bir örgü hazırlamış. Ama kafalar karışmasın. Olay çok net değil mi?

Özellikle son yıllarda daha yoğun olarak ABD’nin terör örgütleriyle gizli ilişkilerini konuşuyoruz. ABD, terör örgütlerini ele geçirerek, yönlendirerek veya terör örgütleri kurarak küresel düzeyde örtülü/açık operasyonlar yapan, ölüm, kan, dehşet, kaos ve belirsizlikler üzerinden büyüyen ahlaksız bir sömürge imparatorluğudur.

Bu olay ne ilk ne de son örnek olacaktır. Mesela Kaos ortamı, polisin ilk başta Gezi Parkı’ndaki eylemcilere karşı giriştiği orantısız güç ile yaratılmıştır. Sadece Türkiye’de değil, hemen hemen bütün dünyada seçimler öncesi bu yöntemlere baş vurulur. Amaç her zaman belli; Kaostan kendi istediği düzeni çıkarmak için sürekli gerilimi tırmandırmak.

Önemli bir mesele daha var.

Dünya nüfusunu azaltma politikalarında bu savaş ve kitle imha silahları H.A.A.R.P büyük bir paya sahip olacak. Georgia Guidestones anıtının üzerinde yazan yazıyı hatırlayalım; ‘İnsan nüfusunu 500 milyonun altında, doğayla değişmeyen bir dengede olacak şekilde sabit tut’. Bu konuyu daha önce uzunca bir şekilde ele almış ve yazmıştım, o yüzden şimdi fazla ayrıntıya girmiyorum.

Bir dönem bütün dünyada binlerce genç yapay ideolojiler uğruna can verdi

İkilemler yine bildiğimiz yollarla, ORDO AB CHAO ile tezgahlandı. Yine önce kaos, sonra düzen. Provokatörler aracılığıyla sağ ve sol ideoloji kavgaları başlatılır. Karaborsacılar zenginleşirken halk iyice sefalete düşmüşer. Ülkeye gönderilen provokatörler için halkı kışkırtmak hiç zor olmaz. Ülke halkı sağcı ve solcu olarak iyiye bölünür ve çatışmaya başlar. Sadece sağ ve sol değil mesele, mesele kendi sistemlerini oturtmak. Bunun için gözlerini kırpmadan herşeyi yerle bir edebilirler.

Olaylar öyle boyutlara getirilir ki, her gün elli-altmış kişi sokak çatışmalarında ölmeye başlar. Ülke iç savaşa, yani kaosa sürüklenmiştir. Bütün ülke terör korkusu altında ezilmeye başlar ve insanlar akşamları sokağa çıkamaz olur. Sonra darbe gelir ve bütün olaylar bıçak gibi kesiliverir. Çağresiz ve bunalmış halk bu sözde başarıyı darbenin bir neticesi olarak görür. Çünkü nihayet terörizm sona ermiş, ülkeye huzur gelmiştir. Aslında provokatörlerin görevi bitmiş, sahneden çekilmiş olurlar sadece. Burada oynanan oyun, halkı umutsuz ve çaresiz bir duruma düşürmek ve onlara bir “kurtarıcı” sunmaktır; ondan sonra bu kurtarıcı ne yaparsan yapsın hemen kabullenecektir. işte kusursuz bir ORDO AB CHAO örneği.

Kardeşi kardeşe düşürmek, ülkeleri can damarından vurmakla eşdeğerdir. Dolayısıyla her duyduğumuza körü körüne inanmayıp, olayların temelini ve aslını, kaynağını öğrenmek için ince eleyip sık dokumamız lazım, ancak maalesef gelinen bir küresel cinnet boyutu var olayın. Akıl almaz olaylar yaşanıyor tüm dünyada hiç durmadan. Bunlara ister istemez verdiğimiz tepkilerle ve seçimlerimizle alet olabiliyoruz. Bizlere sunulan her yol önceden belirlenmiş ve planlanmış yollar olduğunu unutmamamız gerekir. Yaptığımız her hatalı seçim, bir başka gücün kendine güç katmasıyla taçlandırılabilir. Bu konuda çok duyarlı olmamız gerekiyor.

Texe Marrs’ın bu konuyla ilgili çok ilginç bir kitabı var. Tavsiye ederim ilgilenenlere.

Hazırlayan ve çeviri: Emine Altuğ Altındal

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s