Tarihte sadakatın derin ayak izleri 👣

Sene 1140, Alman İmparatoru – Kaiser Conrad lll, Weinsberg Kalesini ve kasabasını kuşatır.

Bayern Prensi Welf von Bayern, eşi ve tüm kale efradı imparatora esir düşer. Ancak İmparator insafa gelir ve orada bulunan kadınlara taşıyabilecekleri kadar yükü sırtlanıp oradan gitmelerini emreder. O sırada ,orada bulunan kadınlar heyeti kısa bir toplantının ardından, mal mülk yerine, kocalarını sırtlanır ve Düşes Jetta’nın önderliğinde birer birer kaleyi ve kasabalarını terk etmeye başlar..

Bu olaya oldukça şaşıran imparator, aynı zamanda kadınların bu cesur, yürekli ve sadık tavırlarından öyle etkilenmiştir ki ,kendi öz kardeşi Dük Friedrich’in ve danışmanlarının itirazına rağmen sözünde durur ve kadınların eşleriyle birlikte gitmelerine izin vererek hayatlarını bağışlar..

Der ki;

“Regium verbum non decere immutari”

“İmparator’un sözü sözdur, kırılmaz”

Bu sözleri ülke çapında büyük yankı uyandırmıştır.

Kadınların bu eşsiz yürekli ve müthiş sadakat gösterisi taa uzaklarda hasta yatağında yatan Medici Hanedanı Lorenz’in kulağına gittiğinde, bu olay o kadar hoşuna gitmiştir ki, gülerek şifasına kavuştuğu söylenir.

Alman halkının, bu cesur kadınları alay konusu edip, Bayern Prensini- Herzog Welf von Bayern-aşağılamalarına rağmen bu büyük kalenin ve çevresinin adı hala Burg Weibertreue diye anılır.

Burg – Kale

Weib – Kadın

Treue- Sadakat

Bu hikayenin bir benzeri Schwabenland’da, 1499 Senesinde tekrarlanmıştır. Orada da taşıyabildiğini alıp gidebileceği söylenen Düşes Freifrau von Thengen auf Rosenegg im Hagen, aynı şekilde çok sevdiği eşinin hayatını onu sırtında taşıyarak kendi Hanedanlıklarından kaçırarak kurtarmıştır.

Bu hikaye için yazılmış onlarca şarkı sözü ve onlarca şiir bulunmakta. Aşağıda verdiğim linkten devamını okuyabilirsiniz. Ancak maalesef Türkçe kaynak bulamadığımdan bu link Almancıdır.

http://www.goethezeitportal.de/wissen/illustrationen/legenden-maerchen-und-sagenmotive/burg-weibertreu-bei-weinsberg.html

Yukarıda kısaca bahsettiğim konuyla ilgili yaptığım araştırmalarda bir çok kritiğe rastladım.

Bazılarınız kadınların niçin eşlerini alıp da çocuklarını geride bıraktıklarını sorgulayabilir. Bunun bana kalırsa birkaç sebebi olabilir.

1. O zamanlar şartlar farklıydı. Çocuk, erkek olduğu sürece yeniden yapılabilirdi , bu yüzden çocuklarını geride bırakmış olabilirler.

2. Kalabalık aileler kurduklarından, kız kardeş veya ablalar diğer kardeşlerini sırtlarında taşımış olabilirler.

3. Büyük olasılıkla çocukların İmparator tarafından esir alınacağı ve askeri veya hizmetli görevlerinde yetiştirileceklerini düşünüyorlardı.

4. Bir anne olarak düşünebileceğim en içler acısı şık ise, kocaları ve çocukları arasında yaptıkları seçim sonucu çocuklarını kaderlerine terk etmekti.

Benim aklıma bu dört şık geldi.. belki siz daha iyisini ve doğrusunu biliyorsunuzdur, öyleyse beni de aydınlatırsanız sevinirim.

Aslında bu hikaye ile ilgili yazmamın sebebi, hikayenin asaletinin dışında, bir de tarih boyunca taa ki günümüze kadar kadının konulduğu yeri çok iyi ve net gösteren bir örnek olduğunu düşününmemdi.

Tüm zamanlar boyunca özellikle savaş zamanlarında kadınların oynadığı rol hep örtbas edilmiştir. Bu hikayede kadınlarının sergiledikleri soğukkanlılık ve sadakat örneği, Alman halkı ve çevresi tarafından daima aşağılanmış ve alay söz konusu edilmiş. Tarihi bilinçli bir şekilde çarpıtmak bazı kesimlerin hep işine gelmiştir.

Sadece verdiğim bu örnekte değil, bizlere okul yıllarında dayatılan tüm tarihin çarpıtıldığını ve bunun tüm dünyada kullanılan sistematik bir strateji olduğunu az çok hepimiz biliyoruz. Bilmeyenlerde bir zahmet biraz araştırıp öğrensinler artık.

Bizdeki gündelik olaylar bile, yandaş medya ve bilimum yanarlı dönerli kendilerini medyatik gören yalakalar tarafından çarpıtılıyor! Hemde bayağı utanmadan ve göz göre göre.

İnsan kendinden şüphe duyuyor bazen..

Her ne kadar gazete okumazsam ve televizyon izlemesem bile onların haberlerine denk geldiğimde “aman tanrım” , içim ferahlıyor ve ” adeta ben ne kadar nezih bir yerde yaşıyorum diyesim geliyor.” İçimden.

Realiteye dönüp kendi hayatıma ve çevreme baktığım zaman diz boyu maddi sıkıntılar, Ekonomik kriz, mutsuz insanlar ve hastalıklı ruhlar görüyorum.

Kızım arkadaşlarıyla buluşmak istediğinde veya bir ihtiyacı için sokağa çıktığında hop oturup hop kalkar oldum ‘aman terör saldırısı olacak mı’ yoksa son zamanlarda mantar gibi her taraftan türeyen tuhaf biçimsiz bir homocahilius’a mı denk gelecek şimdi diye ödüm kopuyor.

Kıssadan hisse şunu demek istiyorum; bizler sevdiğimiz, bildiğimiz, büyüdüğümüz Türkiye’mizde mi yaşıyoruz, yoksa birilerinin büyük oyunlar çevirdiği bir sabun operasında figüranlık mı yapıyoruz belli değil.

Alman Tarihinden girdim, yine dayanamadım ve bu konulara değinmeden edemedim ,affola 🙏

Tarihte sadakatın derin ayak izleri 👣” için 4 yorum

  1. Soru neden niçin kadınlara sırtlarında kocalarını taşımışlardır ve bunu duyan diğer kral gulerek neşe içinde şifa buldum demiştir? Bu sifrelerden yola çıkarak isterseniz kelt tanrıçası rhiannon un lanetine bakmak antik ortaçağ İrlanda İskoçya Galler elyazması massllarina bakmak yeterli olacaktır,. Tipa tıp aynı hikaye farkı onlar el yazmasında kalmadı neyse bu yazdıklarınızı kaynak welsh mythology “the mabinogi” philip freeman sayfa 165 pwyll prince of dyfed,,,

    Beğen

  2. Geçerken bir 5. Maddeyide ben ekleyeyim istedim acaba bu olayları kurgulayan akıl zaten esir dusen dusman hanedanlarinin nasıl hangi şartlarda hangi inanclarina atıf olarak ve edebiyatlasdirmalarini ilerleyen yıllarda hesaba katmamisarmidir? Sen benim hakimiyet teorime büyük dusman ve dolayısı ile engelsin, bak ben seni öyle bir tarihe perişan olarak gecirecemki bir zamanlar ilham duyulan duydurturulan tum büyük tanrıların ve tanrıçaların prensler ve kralların sahibi zaten benim dedelerim seninkiler ise zaten sırtında her geleni geçeni gallerdeki bir tepede yükleyip izdirap işkence cekdiren ve kendi çocuğunu oldurmedigi halde bir kumpas olayina yalanla kurgulayan ben en büyük kralların tanrilarin sahibi sana öyle bir ceza verecemki ölmeden beter olacaksin,, seni ataların prince pwill ile eşi öteki dünya tanrıçası rhiannona gibi lanetleyecegim tüm zamanlarda,,, rhiannonun cocugunu aslında ben oldurdum.fakat öyle bir büyü yaptımki kendi en yakın adamlari ve halkı dahil tüm krallığı bu büyüye inandı ve rhiannonu bir esekden daha kötü itibarsizlasdirdim ve tanricalasdirdim,simdi o benim yarattığım yeraltı karanlık dünyasında bana benim isteklerin doğrultusunda tarihsel zaman akıp gecerken bile hizmet etmekle mükelleftir ve kolemdir,,, evet o da bana başkaldırmisdi ve tıpkı diğer başkaldıran tanrilar tanrıçalar krallar kraliçeler gibi,,,

    Beğen

  3. Yukarıdaki orta çağ masalının tüm vurguları bana aittir,,, fakat hikayeyi merak eden okur yorum yapar,bunu geçelim benim anlatmak istediğim olay aslında binlerce sene dünyada semavi dinlerdenn önce paraya guce hakim olan kelt krallıkları( indo european ) 21 yy dada paraya teknolojiye dolayısı ile yaşamın her alanında hakimlik kurma iddasi olan bu aklın ve bileşenlerinin 21 yy hakimiyet siyaset ekonomi edebiyat yeni bir psikoloji sosyoloji yeni bir din yeni bir insan modeli ile karşımızda duruyor ve gumbur gumbur saklamadan geliyor,,, zaten sizin ve rahmetli babanızın bizlerin gönüllerini feth eden Aytunc hocamızın eserleri sözleri yazıları çok kıymetlidir ,,, devletimizin kıyamete kadar yaşamasını istiyorsak bu akıldan daha akıllı olmak zorundayiz,, hepimiz,, bakın dün lubnanin haline ve İslam coğrafyalarındaki acıya,. Ve halen mezbahanedeki kassplarinin bıçağını yalayan içimizdeki satılmış ların bu aklın hayranligina,, Hz Muhammed Hz Ali ve tüm İslamin ilk donemdeki mücadelesine ve günümüze,,, birturlu iman ile akıl arasındaki dengeyi kuramadigimiz için habire dayak yiyoruz,,, milleti sistematik bir şekilde cahil yobaz bırakan bu eğitim sistemi asla bu akılla dünyanın hiçbir yerinde basedemez,,,yeraltı fareleri nin aslanları kartalları telef ettiği bir dunya su an itibari ile,,, lütfen mücadele eden tüm aslan ve kartallarimiza sahip çıkıp ozumuze dönelim,

    Beğen

  4. Öz eleştiri; bakın Osmanlı bizim Selçuklu bizim cumhuriyeti bizim Laz Çerkez Alevi Sünni Turk Kurt musluman gayrimusluman o da bizim biz hepimiz kadim Tur devletinin vatandaşlarimiz,, Turk Kurt alevi Sünni musluman -ateist sağ sol Kemalist muhafakezar hepsi biziz bunlar bizim hassas kırmızı çizgilerini,, kim buralari kasirsa pravakatorluk yapar ve kirmizi çizgileri aşar,,, Arkadaşlar küçük bir özeleştiri Osmanlı torunlarına devleti aliye yıkıldıktan sonra ne oldu? Ne haldeler! Kimlere niçin neden evlendirirler? Kimler nerelerde ne için görevlendirdiler? Bence masal bir yana eğer devletimize milletimize bütünlüğümüze orf adet tore gelenek goreneklerimize müziğimize yemeklerimize kısaca bizi biz yapan albayragimiza sahip çıkmazsa suriyeden daha kötü oluruz Allah gostermesin,,, eleştiri olacak saygı çerçevesinde,fikirler derinlemesine tartışılacak ,, Turkiye dünya hakimi olacak ben son tahlilde ina inanıyorum,, su an ütopik gelebilir yeterki iç birligimz bozulmasın,,,yek vücut Turk bayrağına sahip çıkalım devletimize askerimize kusumuza bocegimize adınıza,, hepinizi muhabbetle tarihle umutla selamlıyorum,, biz daha ölmedi,k Allah büyük,,

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s