Terör ve beyin yıkama travması

Kurt Lewin (1890-1974) bir psikologtu.

Tavistock Enstitüsü’nün başındaydı ve illüminati’nin beyin yıkama programını yönetiyordu. Halkı pasifleştirmek amaçlı kullanılan Terör Travma yöntemini geliştiriyor ve bu projeyi uyguluyordu.

“Eğer terör halkın büyük bir kısmına, bilinç altı etkileme yöntemleriyle korku işlenirse,halk otomatikman ‘Tabula Rasa’ (boş levha) bilincine geçecek ve dışarıdan kontrolü sağlanabilecek.” diye yazıyor verdiği raporlarda

Elitler tarafından 9/11 projesi titizlikle kurgulandı bu sayede ordusuna güç katan Amerika, Afganistan ve Irak’a karşı savaşını başlatmış oldu.

“Bir çok değişken düşünce formu beyinleri kolaylıkla etkileyebiliyor. Eğer beyin fonksiyonlarına yeteri kadar rahatsız edici olay, korku ve öfke dalgası verilirse, bu rahatlıkla mümkün oluyordu.”

9.11.2001 meydana gelmeden çok önce planlanmıştı. Olayın etrafında yoğunlaşan şüphe ve belirsizlik bulutlarına rağmen, hala günümüze kadar resmi bir açıklama olmadı.

Pentagon ve çevresinde asla bir uçak enkazı bulunamadı. Üç bina da patlayıcılarla havaya uçuruldu. Amerikan liderleri kendi elleriyle 3000 Amerikalıyı öldürmüş ve Amerika’nın en önemli ikonalarını da yok etmişti.

Anafikir

Anafikir Amerika’yı, Londra kökenli merkez bankacılar tarafından kontrol etmekti.

Gelecek Şoku

Tarihte yaşanan bir çok politik ve kültürel olay Elitler tarafından mümkün olduğu kadar şok edici ve halkın şahit olacağı şekillerde kurgulanıyordu.

Mesela J.F.K ortadan çok daha kolay bir şekilde kaldırılabilirken, binlerce insanın gözleri önünde katledilmesinin de sebebi buydu. J.F.K’in Bir çok sağlık sıkıntısı varken ve ona küçük bir hatalı müdahale yapılabilecekken, sokak ortasında bir sokak köpeği gibi katledildi.

Kennedy’nin cellatları, British İntelligence, yani Tavistock ajanlarıydı.

Amaç, Amerikan bilincini şoke etmek ve yeniden programlamaktı. (Tavistock Modus Operanti)

Martin Luther King ve Robert Kennedy’de aynı şekilde ve aynı amaç için gösterişli ve hafızalarda daima kalacak şekilde katledildiler.

Her şey 1968’deki demokratik ayaklanma ve göstericilerin Chicago Demokratik Kongresinin önünde dayak yemeleri ile başladı. Bu olaydan sonra bu jenerasyon programlanmış bir içe dönüş yaşadı.

Burada CIA’in ‘fareli Köyün Kavalcısı olan Timothy Leary büyük bir rol oynadı.

“Turn on, Tune in, Drop out” – ‘Tahrik et, ayarla, vaz geçir’

Bu sözlerin sahibi T.Leary, gelen tepkiler üzerine;’ Kimin için çalışmamı bekliyordunuz, KGB’mi?!’ diye kendini savunurken, anlaşılan bu ikisinin birbirinden pek bir farkı olmadığını ozamanlar bilmiyordu.

Bu dönemde ‘Dead Head’ (ölü beyin) jenerasyonu hortladı.

FBI kayıtlarına, bu evvelden baş kaldıran, karşı koyan ve sorgulayan gençlerin,Beyin ölümleri ‘The Grateful Dead’ diye geçti. Bunu ‘minnet ölümü’ diye çevirebiliriz çünkü bu şekilde barıştan, haktan ve özgürlükten yana olan gençlik, yeniden programlanabilecek ve pasifize edilebileceklerdi.

Gençleri çeşitli uyuşturucu ve uyarıcılara yönlendirdiler, yeterki politik olaylara kafayı takıp, demonstrasyonlar yapılmasın ve dikkatler liderlerin veya başka güçlerin üzerine çekilmesin diye, çünkü bu eylemler çok yankı uyandırıyor ve bu Elitlerin işini zorlaştırıyordu.

CIA, Zihin kontrolü üzerine çok büyük çalışmalar yapıyor ve kontrollü kaos denilen stratejiyi uyguluyordu. Amaçlarına en sinsi ve hain yollarda ulaşabilmek adına, bir çok olay ve sahte halk kahramanları yarattılar.

Bunlardan bazıları:

•İllegal bir sözde Devrimci ordusu -Symbionese Liberation Army

•Jim Jones – 900 müridini Siyanür ile ölüme sürükleyen güya ruhani lider

•Charles Manson – 9 büyük katliam gerçekleştiren ruh hastası

•Scientology – L. Ron Hubbart tarafından kurulan dini bir tarikat

•The Unification Church – Moon’culuk Hareketi

•Heavens Gate – UFO araştırma grubu

•The John Lennon Assassination – Mark David Chapman tarafından öldürülen The Beatles grubu üyesi

Biraz daha güncellemek gerekirse, Prenses Diana’nın çok şüpheli ölümü, New Orleans’da gerçekleştirilen yapay Katrina Kasırgası, Siyahilerin kurduğu, Black Church kundaklaması, Columbine lise katliamı ve Kuş Gribi gibi bilinçli ve programlı bir şekilde gerçekleştirilen ‘kontrollü kaos sistemi’ çerçevesinde yaşanmış travmatik olaylardır.

2006 itibariyle, Sandy Hook, Nice,Paris, Londra ve Toronto gibi yerlerde yapılan tüm sözde terör saldırıları yine kontrollü kaosun bir parçasıydı.

Farkında olsak da olmasak da içinde bulunduğumuz gizli bir savaş var. Bu savaş Merkez Bankası ve toplum arasında gerçekleşiyor ve alıştırma politikasıyla devamlı nabzımızı tutan bir korku ritmi var hayatlarımızda.

Acı Gerçek

Maalesef bağımlı kılındığımız devletleri ve dolayısıyla bizleri artık tamamen kontrol altında tutan bir Elit zihin kontrolü sistemi içinde yaşatılıyoruz. Ne yazıktır ki, hala burada anlatılan bilgilere at gözlükleriyle bakan ve ‘ama devletimiz böyle bir şeye nasıl izin verir, bunlar Komplo Teorisi’ diye böğüren zihni elden gitmiş bir çoğunlukla karşı karşıyayız. Aslında işte tam da bu sistemin ne kadar kusursuz bir şekilde işlediğinin en büyük göstergesi değil midir zaten?

Hepimiz, bunu kabullenmesekte, yavaş ama emin adımlarla, cansız, duyarsız ve ben odaklı zihin fonksiyonları olan bireylere evriliyoruz.

Feminizm ve homoseksüel hareketlerinin çıkışları bile yapaydır, yoksa keşke gerçekten birilerinin eşitlik ve adalet anlayışları gereğince ortaya çıkmış olsalardı… Eğer böyle olmuş olsaydı, zaten bu konularda devletler çok daha yapıcı ve sağlam tedbirler almaya zorlamış olacaklardı, ancak bu işlerine gelmiyor elbette.

Değerlerimizi, kimliğimizi, hayat amaçlarımızı ve sevgiyi ilk başta aileden alır ve görürüz. Belki bazıları buna kızacak, ancak özellikle daha çok evde vakit geçiren kadınların medya üzerinden kadınlık içgüdülerini manipüle eden medya, sözde kölelik anlayışına tam zıt yönde bir anlayış getirerek ‘özgür kadın’ rol modelini içten içe bilinç altlarına işliyor. Bu çok hassas bir konu olduğundan, yanlış anlaşılmaların önüne geçmek için şunu bilmekte fayda var. Yaşadığımız tüm sıkıntıların dört katı vardır evrensel yasada; spiritüel,zihinsel,astro eterik ve fiziksel. Artan farkındalıkla birlikte artan dirilik, zihinsel denge elde edilir. Bir ailenin, doğal akış bilincinin içine atılan en küçük virüs, dengenin sarsılmasına ve bir süre sonra dengelerin bozulmasına ve nihai olarak şiddete yol açar. Popüler bir değişle; Birlikte bir evimiz olsun!bir çok dış etken tarafından o birliğin oyuncularına kalıtımsallaşmış rol modelleri yüklemektedir. Ne erkeğin yükümlülükleri ve hakları ne de kadının yükümlülükleri ve hakları doğal değildir. Bunlarda sistem tarafından baskıyla ve korkuyla normalleştirilmiş unsurlardır.

Kadın -Erkek Eşittir!

Hayır efendim değildir! Bunu söylediğimde şimşekleri hemen üzerime çekiyorum ancak olay bu kadar basitmidir gerçekten? Bir evlilik yapmak bir masada bir imza atmaktan çok daha fazlasını gerektirir. Evliliğin veya düzenli ilişkilerin düzenleyici ve koruyucu etkisi olur. Düzensiz ilişkiler, uyarıcıdır ama besin değildir, bunlar iştahı yaratır ama tamamen tatmin etmez ve doyurmaz.

Medya üzerinden ‘çapkın erkeğin’ güzellenmesi, ‘cici kızın’ matah gösterilmesi, namus meselesini ve bireylerin birbirleri üzerindeki hak anlayışlarını tamamen çarpıtmıştır.

İşte bu yüzden Feminizm değil. Kutuplaşmamış kadında, karakter ve davranış çarpıklığı akut bir vitamin eksikliği gibi boy gösterir ve maalesef kendini hiç bir şekilde kutuplayamayan, aidiyet duygusu tadamayan , tatminsiz ,frostre ve çok mutsuz kadın ve anne vardır, bunun sebebi, şatafatlı bir şekilde devamlı bilinç altımıza işlenen örnek, arzu edilen ve değerli kadın rol modelleridir. Buda bilinçli ve kontrollü kaos sisteminden başka birşey değildir.

Tavistock Enstitüsü öyle bir güce sahip ki şu anda Amerika’da, birisinin bir branşta zirveye ulaşması enstitü eğitim kurallarına ve zihin kontrolü sistemi ile elele çalışmadığı ve uygulamadığı sürece mümkün bile değildir. Bu sistemi uygulayan şirketler ve bireylerin sayısı akıllara durgunluk verebilecek boyutlardadır.

Bu sistemi hemen her büyük şirket ve özel sektörde başarıya ulaşmış kişiler uygulamak mecburiyetindedir. Sadece belirli kitlelere hitap eden subliminal mesajlar içeren reklam kampanyaları bulunmaktadır ve onlara verilen emirler yönünde duygu ve ruh hallerimizi etkilemektedirler.

Geçen gün televizyonda denk geldiğim bir reklam zinciri beni aslında bu yazıyı yazmaya teşvik etti. Buradan isimlerini veremeyeceğim bazı markalar, geri zekalı insan yaratabilen akıllı ve yapay zeka ile donatılmış cep telefonları, bütün bakterileri(faydalılar dahil) yok eden sabunlar, beyin gelişimini yavaşlatan bebek mamaları, koah ve astıma yol açan kimyasal oda kokuları vs vs vs. Bunları tek bir amacı var. Kontol ve Para. Çok zor bir matematik değil bu, yeter ki görmek istesin insan.

Bu Reklamların hepsi hayatlarımıza sızan değişim ajanlaridır, ancak bunları yüzeysel insan ciddiye almaz ama bilinçaltımız alır ve oraya onları bir güzelce yerleştirir.

Dünya liderleri, bazı gizli ilimleri ve güçlüleri ,kendi rant ve çıkarları için bizlere karşı gözlerini kırpmadan kötüye kullanmakta. Sapkın, zengin ve kriminal Elitlerin gücüne güç katmak amaçlı iş birliği içersindeler. Ne de olsa halk onlar için rahatça eğitilebilecek sirk hayvanlarından farksızlardır. İşin iyi tarafı bu sirk hayvanları devamlı bankalar vasıtasıyla kendilerine borçlandırıldıklarından, herkesi bir anda yok etmek yerine, sömürerek, kontrollü kaos uygulayarak ve programlanmış savaşların kölesi haline getirerek kullansalarda, uyanmak, uyandırmak herşeyi tersine çevirebilecek kadar büyük bir kollektif bilince ulaşmak için henüz vaktimiz var.

Araştırma ve yazı: Emine Altındal

Kaynak: Kurt Lewin raporları, Haşhaş ve Emperyalizm ,Aytunç Altındal) ,Tavistock, Ali Kuzu

Terör ve beyin yıkama travması” için 11 yorum

  1. Allah babaniza ve bizimde turk dunyasinin kutlu bilgesi hocamiz aytunc beye rahmet magfiret versin.sehitlik makaminda.cunki onu hainler sehit etti.dilerim o serefsizler bu hainliklerini itiraf edemeden gebermesinler.insaalh boyle zatlar hemen turkiyemizde tekrar gelir.cunki turk milletinin aytunc hocamiz gibi bilgelere acil ihtiyaci var..nur icinde yatsin.sizede selam ve saygilar sunarim.insallh bi gun sohbet ve konferansiniza katilmak nasip olur.

    Liked by 2 people

  2. ÖNCE KALBINIZE SONRA DILINIZE SAGLIK EMINE HANIM.BU YOL HAK YOLU VE BU YOLUNUZ DOGRU VE BABA YADIGARI YOLDUR.TÜRK MILLETİ BÖYLE CEVHERLERE COK IHTIYACI VAR.DURMAYIN.YOLA DEVAM İNSAALHH.

    Liked by 1 kişi

  3. Düşünmek için vaktin var düşünmeden olmuyor aklara varabilmek için karalardan cay.(sagopakajmer) evet güzel tespitleriniz var ama herşeyi müthiş kullanıyorlar.

    Liked by 1 kişi

  4. İlkel dönem koleni çağını başında olduğumuz için vakit var ama bu çağ ilerledikçe iş değişecek adamların planında dünyayı başka 2 gezegene taşıma planı var dünya ile aynı yaşam şartında ama birinde pozitif birinde negatif:(((((( (ben dalga geçmiyorum bunlar gerçek)

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s