Bir Varoluş Sancısı

Çinli Virolog Dr.Li-Meng Yan ve ekibi, geçtiğimiz haftalarda Korona Virüsünün yapay bir şekilde laboratuarlarda tasarlandığını kapsamlı bir raporla açıklamıştı. Bu açıklamadan hemen sonra Dr.Yan ve çalışma arkadaşları ABD’ye sığınmak zorunda kalmışlardı.

Raporda bu virüsün doğada ortaya çıkamayacak kadar olağan dışı özelliklere sahip olduğu ve açıklandığı gibi yarasa ve pangolin ile bağlantılı olduğuna yönelik ortaya çıkan yayınların şüpheli ve muhtemelen sahtekarlık olduğunu belirtmişti.



Belçika tam da bugün (1.Ekim.2020) C.o.v.i.d 19 ile mücadele kapsamında, bundan bir kaç ay evvel getirilen maske takma zorunluluğunu sona erdirdi.
Halk #evdekal tarzı safsatalarla kapalı mekanlara hapsedilmeyecek , cadde, bulvar ve genel olarak dış mekanlarda maske takmak zorunda kalmayacak ancak 1.5 m sosyal mesafe kuralına uyacak. İnsanlar kapalı alan değil, açık hava aktiviteleri yapmaya teşvik edilecek.



Türkiye genelinde 81 il


Maske takmamamanın cezası, Umumi Hıvzıssıha Kanunu’nun 282’nci maddesine göre ve İçişleri Bakanlığı’nın talimatı üzerine 900 Tl olarak belirlendi.
Bu da yetmiyormuş gibi, aykırılığın durumuna göre kanunun ilgili maddeleri gereğince işlem yapılmasına, konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin Türk Ceza Kanunu’nun 195 inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemlerin başlatılacağı hususu kamuoyuna ‘’saygı’’ ile duyuruldu!



Demokratik bir ülkede yaşadığımıza göre ve bazı sorularımızın, arz ve taleplerimizin giderilmesini istemek suç değil elbette.

Zorla taktırılan maskelerin bizi koruduğuna dair devletten yazılı ve sözlü, üzerinde oynanmamış ve tasdikli bir açıklama istiyoruz. Aksi takdirde, her hangi bir açıklama getirmeden ve sadece öyle buyuruluyor diye maddi manevi ceza öngörülen bir kanunun adaletli ve demokratik bir yaklaşım olduğu söylenemez.

Baskı ve kadere boyun eğmek doğal bir süreç değildir. Korku yönetimiyle psikolojik işkence ve tehditle kontrol edilen bir sistemin parçası olmak için can atan koyunlar sarmış vaziyette dört bir yanımızı. Komşu komşuyu, kardeş kardeşi gözetliyor ve ihbar ediyor.

‘’Bak şurada bir maske takmayan var’’ (Kendini düşünmüyorsan , başkalarına saygı duy! nidalarıyla saldırgan tepkiler yağdıran kendini çok bilinçli sanan bilinçsizler)

‘’Bak şurada bir araya gelmiş eğlenenler var’’ (Sosyal mesafeden haberiniz yok herhalde, cahiller sizi! Sizin gibiler yüzünden virüs sardı her bir yanımızı diye ahkam kesen sözüm ona çok bilmiş mikro biyoloji uzmanları hepsi)

Kendisi korkudan öyle uyuşmuş, bedavaya dağıtılan ‘’at gözlüklerini’’ öyle benimsemiş ki, yaşa ve yaşat yerine, ben yaşayamıyorsam sen de öl kavramını benimsemiş, birazcık uyanmayı bile kendine yakıştıramayan çoğunluklar bunlar.



Unutma ki bu zamanda boşuna yaşamıyor, bu sürecin içinden, bu feleğin çemberinden boşuna geçmiyorsun insan!
Unutma ki SEN çok büyük bir planın, kusursuz işleyen kozmik sistemin bir parçasısın. Sen olmasan olmaz dı, o yüzden şimdi tam bu zamanda tam buradasın. Deneyimlediğin maddi, manevi, tatsız veya sıkıntılı dönemeçten boşuna geçmiyorsun.
Yeter ki uyan. Yeter ki sorgula. Yeter ki KORKMA!

Yazı bana aittir A.Emine Altındal

Varoluş Sancısı
Asıl pandemi virüs falan değil, sistemin kitlelerin aklını bir parmak şıklatmasıyla nasıl aldığıdır
Maske takma fenomeni

Bir Varoluş Sancısı” için bir yorum

  1. İyi akşamlar ,saygilarimla,,,

    Hislerim evet diyor fakat önemli olduğunu dusundugum için kartal konmusdur inşaallah,,

    Yapay zeka veya internet engellerinin arasından gecebildim umarım,,,

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s