Lunapark Savaşlar

Savaşlar daima savaşmak için çok yaşlı adamların, ölmek için çok genç çocukları kullandıkları bir manipülasyon oyunudur. Tarihte bir çok kez buna şahit olduk.

Amerika her talihsiz konuda olduğu gibi, bu konuda da bir üstat.

Vietnam Savaşı (1955-1975) sırasında ABD, 1965 ve 1972 arasındaki büyük kimyasal silahları olarak 4000.000 tondan fazla Napalm ve Turuncu Unsur kullandı.

Sadece başka uluslara karşı değil, kendi vatandaşlarına da 1950’de Golden Gate boğazı dışında sefer yapan bir donanma gemisini kullanarak tüm şehir ve varoşları üzerine gizlice güya zararsız bakteri püskürtmesi sonrasında, San Francisco’da bakteriler 11 kişiyi hasta etti, bunlardan biri daha sonra öldü.

CIA, MK-ULTRA olarak adlandırılan gizli davranış değiştirme programı kapsamında San Francisco, Mill Valley ve ülkenin diğer şehirlerinde hiçbir şeyden kuşkulanmayan insanlar üzerinde LSD ve sentetik meskalin gibi zihni etkileyen ilaçların tesirlerini incelemek üzere 1956’dan 1961’e kadar ajanlarını gönderdi.

Kurbanların çoğu halüsinasyon gördü, çoğu hasta oldu ve deneyler sonucunda en az iki kişi öldü. Ayrıca, 1944’ten 1974’e kadar San Francisco ve ülkenin çeşitli yerlerinde hem Savunma Bakanlığı hem de hiçbir şeyden habersiz hastaları plutonyum zerki de dahil tehlikeli dozda radyasyona maruz bırakan Atom Enerjisi Komisyonu tarafından yüzlerce gizli deney yapıldı.

Kaynak: Abdurrahman Aydın

Tarihten güzel bir manipülasyon örneği daha:

Soğuk savaş esnasında CIA’in tasarladığı sinsi bir proje şöyledir;

Abd, paraşütle Sovyetler Birliği’nin üzerlerine orta boy, yani “M” şeklinde etiketlenmiş ancak aslında “XL” olan prezervatifler atıyor.

Bu manipülasyon sayesinde Sovyetler Birliğindeki kadınların bilinç altına, Amerikan erkeklerinin hayatın bu alanında bile daha üstün olduğunu zerk edilir.

Sonuç; bir çok Rus askerinin onuru zedelendiğinden savaş esnasında gerçek potansiyellerini ortaya çıkaramamış olur.

Sadece Amerika değil tabii, mesela ,

Nobugara adlı bir general kendi güçlerinin düşmandan kat kat zayıf olmasına karşın saldırı kararı almıştı. Kendisi zaferden emin olduğu halde askerleri şüphe içindeydi.

Yol üzerindeki bir Shinto tapınağının önünde durdular. General: “Bir süre tapınağa çekilip Karnilerden yardım dileyeceğim. Sonra da yazı tura atacağım. Yazı gelirse kazanırız, ancak tura gelirse kaybedeceğiz demektir. Artık kaderin elleri arasındayız.” deyip tapınağa girdi.

Bir süre dua eden Nobunaga dışarı çıktı ve eline madeni bir para alıp havaya attı. Yazı gelmişti. Askerlerin morali düzeldi.

Savaşçılar kazanacaklarını bilerek tüm güçleriyle zafere koştular ve şaşılacak bir süre içinde düşmanı yendiler.

Zaferden sonra yaveri generalin yanına gelip heyecanla: “Demek ki kimse kaderi değiştiremezmiş. İşte bunu ispatladınız.”

General elinde tuttuğu hileli parayı göstererek sadece: “Kim bilir?” dedi.

Video her ne kadar bize “ah keşke bombalar yerine ayıcıklar yağsaydı gökyüzünden” mesajını vermek istese de, kimileri savaşı gerçekten de bu şekilde görüyor. Bazıları için savaş sadece bir gelir kapısı değil, aynı zamanda çevresine yönelik büyük bir EGO tatmini.

Kendi çoluğunu çocuğunu beslemek için, taa dünyanın öbür tarafında milyonlarca masum insan bu varyemezler yüzünden heba oluyor.

Savaş hiç bir surette masum gösterilemez!!!

Yazı ve tercüme bana aittir

A.Emine Altındal

Lunapark Savaşlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s