Zamanın Hem Şairi Hem Fizikçisi
Cenevre ( İsviçre ), taş sokakları, gölün aynası ve akademik laboratuvarlarının soğuk ışığıyla ünlü bir kanton. Bu kantonda, iki tür dil aynı anda konuşulur: birisi atomların fısıltısını dinleyen bilimin dili; öteki, insan ruhunun karanlığına seslenen sanatın dili. Gianni Motti’nin Big Crunch Clock adlı eseri, bu iki dilin ortasında, sessiz ama ısrarcı bir çığlık gibi asılı durur. MAH (Musée d’art et d’histoire) cephesinde sergilenen bu dijital enstalasyon, yıldızların, zamanın ve insan tahayyülünün sınırlarına bir çağrı yapar.
Saat Nasıl Bir Şeydir?
Motti’nin saati bir şeritten ibaret değildir; yirmi rakamlık bir satırdır — milyarlarca yıldan, günlere, saatlere, saniyelerin kesirlerine kadar uzanan bir geri sayım. Eser, ilk kez 1999’da çalıştırıldı ve sanatçının niyeti, izleyeni hem bilimsel hem metafizik bir perspektife sokmaktı: “sayılar neye işaret ediyor?” Soru bu basit ama koskoca. Bu görünürde soğuk elektronik düzen, güneşin gelecekteki sonuna işaret eden devasa bir zamansal metafora farklı bir ağırlık kazandırır.
Bilimin Söylediği: Güneş Gerçekten 5 Milyar Yıl mı Kaldı?
Bilim insanlarının ortak anlatısı şu: Güneş, şu anki evresinde ve yakıtını tüketme süreci milyarlarca yıl ölçeğinde ilerliyor. Güneşimiz, yaklaşık olarak şu anki yaşam süresinin ortalarında kabul edilir ve nükleer yakıtı zamanla tükenip, evrimsel süreçler sonucunda milyarlarca yıl sonra kırmızı dev evresine girip sonra beyaz cüce haline gelecektir. Popüler bilim özetleri bu zamanı “yaklaşık 5 milyar yıl” olarak verir — ki sanatçının kullandığı “5,000,000,000” gibi rakamlar buradan beslenir. Bu yüzden Motti’nin rakamsal dili, gerçek kozmik hesaplarla şiirsel olarak örtüşür.
CERN ve Sanat: Gerçek Bir Bağ mı, Çağrışım mı?
CERN, yalnızca parçacıkları çarpıştıran dev bir makine değil; aynı zamanda bilimle sanatın buluştuğu mekânlara kapı açan bir kurum. CERN’in Arts at CERN programı, sanatçıları araştırma süreçlerine davet eder; rezidanslar, komisyonlar ve sergiler aracılığıyla bilimin estetiğini halkla buluşturur. Bu gerçek bağlamda, Gianni Motti’nin üretimini doğrudan CERN ile ilişkilendirmek aşırı iddialı olur: mevcut belgeler Motti ile CERN arasında resmi bir ortak ürün göstermez. Ancak tematik ve mekanik bir yakınlık kesinlikle vardır: biri atomların derinlerini dinlerken, diğeri aynı kentin sokaklarında evrenin sonunu sayar — bu bir paralellik, bir yankı ilişkisidir.
Neden Bizi Etkiliyor? — Sanat, Korku ve Telkin
Big Crunch Clock “kıyameti” mümkün kılan bir alarm gibi değildir; o daha çok bir “farkındalık aleti”dir. İzleyiciye şu üç şeyi aynı anda fısıldar:
• Zamanın kişisel değil, kozmik bir ölçekte aktığı.
• Bilimsel takvimlerin bile insan tahayyülünü ve kutsal endişelerini tetikleyebildiği.
• Ve nihayet, her sayfanın bir kapanışı olduğu gerçeğiyle yüzleşmek.
Bu telaffuz, toplumsal bilinçte bir ritüel etkisi yaratır: bir yandan modern teknolojinin gücüne hayranlık duyarız; diğer yandan, o gücün nihai manasını sorgularız.
Mistik Okuma: Saatin Diliyle Konuşmak
Hermetik gelenekten ilham alan bir okuma şöyle der: Zaman, yalnızca niceliği değil; niteliği de taşır.
Motti’nin saatinde “5,000,000,000” yalnızca bir sayı değildir — aynı zamanda bir umut/tehdit imgesidir. Saatin neon rakamları, sanki yıldızların solgun bir ritmini yan tarafımıza asıyor: “Bakın, her parıltı son bulur; her doğum bir kapanış taşır.” Bu bakış, hem evrenin doğasını hem de insanın sınırlarını düşünmeye çağırır.
Bilim + Sanat: Kesişmenin Gücü
CERN’in sanat programları, bilim insanlarıyla sanatçıların yan yana gelmesini sağlar; parçacık izleri sanatsal görüntülere, karanlık madde hipotezleri şiirsel metaforlara dönüşebilir. Motti’nin işi resmi bir “CERN projesi” olmasa bile, onun eseri ile CERN arasındaki diyalog —bilimsel deneyim ve estetik sorgulama arasındaki — çağdaş kent kültürünün önemli bir parçası. Bu ilişki, bilim ve sanatın birbirini beslediğinin kanıtıdır: biri veriyi verir, öteki veriyi anlamlandırır.
Bir Kapanış: Saatin Yankısı Bizde Biter
Cenevre’nin göl kenarında yürürken bu saati görürseniz, iki seçeneğiniz var: sayılara bakıp somut bir tarihle teselli bulmak; ya da sayılara bakıp, onların ardındaki sessiz soruyu duymaya çalışmak. Motti’nin saati ikincisini ister. O bize, sayılarla değil, hislerle konuşur; evrenin soğuk hesaplarına insan ruhunun sıcaklığını, bilimin kesinliğine şiirin belirsizliğini fısıldar.
Kısa Bilgi Notları
• Big Crunch Clock, Gianni Motti tarafından 1999’da tasarlanmış ve MAH/MAMCO gibi Geneve müzelerinin koleksiyonlarında yer almıştır; eser yirmi basamaklı dijital bir sayaç olarak tanımlanır.
• Eser sıkça “Güneş’in 5 milyar yıl sonra patlamasına” (kırmızı dev evresine) dair bir geri sayım olarak anılır; bu rakam bilimsel popüler kaynaklarda da benzer şekilde verilir.
• CERN’in sanat programları (Arts at CERN, residencies, komisyonlar) bilim ve sanatın etkileşimini destekler; buna rağmen Motti’nin saatinin CERN tarafından yapılmış veya resmi bir işbirliği sonucu olduğu yönünde doğrudan bir belge bulunmamaktadır—ilişki tematik ve mekânsal bir örtüşmedir.
“Zamanın Kalbi” ✶
“Evren nefes alır, genişler ve susar;
yıldızlar bir an durur, ışık kendi kalbine çekilir.
Zaman erir…
Geriye yalnızca, Tanrı’nın yankısı kalır.”
A.Emine Altındal
Araştırma ve yazı bana aittir

Geriye yalnızca, Tanrı’nın yankısı kalır.”